top of page

ARTIK HİÇBİR ŞEY SUDAN UCUZ DEĞİL

İstanbul’da hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve yağışsız geçen ayların ardından barajlardaki doluluk oranları düşüşe geçti. 11 Ocak tarihli İSKİ (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) araştırma verilerine göre barajların şu anki doluluk oranı %21,13. 2020 yılının doluluk oranı ise %52,42 olarak belirtildi. 21 Aralık tarihindeki veriler ise %21,7’lik oranıyla son 10 yılın en düşük oranı olarak kaydedildi. Son on yıl içinde ölçülen en düşük ikinci doluluk oranı ise 2013 yılındaydı. 21 Aralık 2013 tarihinde barajlardaki doluluk oranı %38,08 idi.


Kuraklıkta boğuşan Elmalı Barajı'nda doluluk oranı yüzde 2,59'a kadar geriledi. Barajın tahliye kapakları önündeki azalan suların yüzeyi yüzlerce metrekare genişliğinde alg örtüsüyle kaplandı. İstanbul'un su seviyesi en düşük barajı Kazandere Barajı oldu. Baraj gölü su havzası adeta kururken, doluluk oranı %1,83 olarak ölçüldü. Doluluk oranı en yüksek baraj ise Darlık Barajı. Bu barajda doluluk oranı %49,08 olarak ölçüldü.



Ülke Genelinde Kuraklık

Kuraklık görülen tek yer İstanbul değil. Ülkenin dört bir yanında susuzluk problemleri görülmeye başladı. Çorum’un Alaca ilçesindeki İbrahim Köyü Göleti kuruma noktasına geldi, eski Alacahöyük yolu gün yüzüne çıktı. Çorum’daki gölet son yılların en düşük su seviyesini yaşıyor. Civarda yaşayan çiftçi Ali Rıza Baz, içinde bulundukları durumu “8 aydır bir damla su düşmedi.” sözleriyle anlattı.


Kuruyan bir diğer göl ise Antalya’nın Avlan Gölü. 850 hektar büyüklüğündeki gölde kuruyan alan, sulak alanın iki katı büyüklüğüne ulaştı. Avlan Gölü’nün kuruyan alanı koyun ve keçilerin otladığı meraya dönüştü.



Yer Altı Kaynakları Kurudu

Kuraklıkla boğuşan Trakya’da yer altı sularının kritik seviyeye geldiğini belirten Prof. Dr. Halim Orta, “Hep yer altı suyunu kullanmaya çalışıyoruz, onu da tükettik.” sözlerini kullandı. Türkiye’nin tarım açısından en önemli merkezlerinden olan Trakya son 91 yılın en kurak dönemini yaşıyor. Üreticiler ayçiçeği, buğday gibi ürünlerde kuraklık nedeniyle verimsizlik yaşarken yer altı suları da tükenmeye başladı. Bölgede artan sanayi kuruluşları, bölgedeki yer altı sularının tükenmesinde önemli bir etken olarak gösterildi. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, “Şöyle kabaca bir hesapla Tekirdağ bölgesinde 16-17 hektometreküp kadar bir yer altı suyu seviyesi kaldı. Yani bu tüketim biçimiyle yer altı su seviyesinden artık istifade edilemeyecek noktaya geleceğiz, bu kaçınılmaz.” dedi.


Kuraklık Kış Tatilcilerini de Vurdu

Yağmur gibi kar yağışının da az olduğu bu sezonda Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan beş otelden ikisi yapay karlama yöntemiyle kar kalınlığının bir metre olduğu pistlerde hizmet vermeye başladı. Her yıl yerli ve yabancı kayak severlerin akınına uğrayan Kartalkaya Kayak Merkezi koronavirüs ve kuraklığın etkisiyle son yılların en sakin sezonlarından birini yaşıyor. Kayak merkezindeki Dorukkaya ve Kaya Palazzo Otel’in Genel Müdürü Yusuf Avcı konu hakkında, "Gerçekten böyle kurak bir sene görmedim. Hava çok sıcak gidiyor. Yapay karlama sistemini de maalesef zaman zaman kullanamıyoruz çünkü eksi havayı yakalayamıyoruz." ifadelerini kullandı.


Kuraklığın giderek arttığı bu günlerde tasarruf giderek daha da önemli bir hâl alıyor. İleride bir damla suya muhtaç kalmamak, diğer göllerimizin kuruduğunu görmemek için suyu ihtiyacımızdan daha fazla kullanmamalıyız.


Yorumlar


Başa dön

bottom of page