PLATON'UN DEVLETİ
- Alp Tuna Aydın
- 3 Şub 2021
- 2 dakikada okunur
Devlet Nedir?
Bazılarının aklına devlet denilince kurallar ve düzen gelir, bazılarının aklına bir meclis ve burada tartışılan kanun tasarıları, bazılarının aklına da baskılanma gelir. Bu noktada modern düzenle birlikte devlet ve hükûmet kavramları anlamsal olarak yakınsanmıştır fakat bu kavramlar birbirlerinden çok farklıdır. Devlet, ortak iyiyi ve genel ifadeyi temsil etmeye çalışan, kişisel olmayan bir kurumdur ve süreklidir. Hükûmet ise devletin otoritesinin temsil eder ve bu kurumunun bir parçasıdır. Hükûmetler devletlere göre çok daha kısa sürelidir. Hükûmetler kurulur, hükûmetler yıkılır, iktidarlar gelir, iktidarlar gider lakin devletler bakidir. Peki, devletlere neden ihtiyaç duyarız?

Aristoteles, devleti “doğal bir oluşum” olarak nitelendirirken Platon, “birlikte yaşama zorunluluğundan doğan bir oluşum” olarak değerlendirir. Sizi binlerce yıl öncesine götürüyorum. Avcı-toplayıcı toplum ile mağaralarda yaşama dönemi bitmiş, insanoğlu ilk ilkel kazmasını toprağa vurmuştu. Bununla birlikte insanoğlu göçebelikten şehirleşmeye ve yerleşmeye başladı. Fakat yeni düzen avcı-toplayıcı düzene hiç benzemiyordu. İnsanlar yerler üzerinde hak iddia ediyordu ve o yerin o insanlara ait olduğunu kanıtlayacak hiçbir şey yoktu.Yani o zamanlarda tarlasının yanındaki taş evinde yaşayan bir insan olsaydınız sizden daha güçlü biri sizin tarlanızı ve evinizi alabilir ya da güçlü kişi zayıf insan tarafından bıçakla öldürülebilir, bunun da hiçbir cezası olmayabilirdi. İki taraf için de güvenlik açısından sorunlu olan bu durumu, insanlar kendi aralarında sessiz bir sözleşme imzalayarak çözmüştür: Toplum Sözleşmesi.
İnsanlar bazı özgürlüklerinden vazgeçerek bunun karşılığında korunma koşulu ile Toplum Sözleşmesi aracılığıyla devlet kurumunu oluşturmuştur. Toplum Sözleşmesi’ne göre insanlar istediği yeri kendilerinin olarak belirleyemeyecek, birilerinden çalamayacak idi. Yani kendilerini kısıtlayacaklardı. Bunun karşılığında ise devlet kurumları aracılığı ile insanların can ve mal güvenliğini sağlayacak ve düzeni koruyacaktı. Devletin işleyişini sağlamak için ise insanlar bir zümreye devletin anahtarlarını vererek, kendilerini yönetme hakkını verdi. Kimi zaman bu yönetme hakkı Tanrı’dan geldi kimi zaman soy aracılığıyla geldi, kimi zaman da insanlar kendi yöneticilerini kendileri seçti. Bu zümreler de kendi kanun ve oluşturdukları mahkeme, polis gibi kurumlarla düzeni korumayı sağladı. Platon, Devlet diyaloğunda bu durumun meşruluğunu şöyle anlatmıştır:
‘‘Aklı başında bir arkadaştan silahını emanet alsak, bu arkadaş delirirse ve emanetini geri isterse, vermek doğru mudur?’’
Devlet insanların can ve mal güvenliğini sağlamak ve düzeni korumak için oluşmuş, meşruluğunu Toplum Sözleşmesi’nden alarak insanlara haklar veren ya da insanları kısıtlayarak toplumun genel yararını sağlayan sürekli bir kurumdur.
Kaynakça:
Platon, Devlet, İş bankası kültür yayınları, 2016
Jean-Jacques Rousseau, Toplum Sözleşmesi, İş bankası kültür yayınları, 2016

Yorumlar