ULUPAMİR’DE KIRGIZ TÜRKLERİ
- Furkan Pilavcılar
- 4 Şub 2021
- 2 dakikada okunur
Kırgız Türkleri, çoğunluğu Kırgızistan’da yaşayan, bizim gibi Türk soylu bir halktır. Kırgızistan haricinde Türkistan’daki diğer Türk devletleri, Türkiye, Çin, Afganistan ve Rusya’da yaşarlar. 1982 yılında, Çin, Tacikistan ve Afganistan’ın kesişiminde bulunan Pamir Yaylası’ndan, işgal nedeniyle, Türkiye’ye birçok Kırgız göç etti. Sığınma talepleri kabul edildi ve onların yerleştirileceği bir yer aranmaya başlandı. Devletin kararıyla Erciş ilçesindeki bir köye yerleştirildiler. Devlet, bu köyün adını, Pamir Yaylası’nı anımsatması için Ulupamir olarak değiştirerek Kırgız göçmenleri memnun etti. Böylece Ulupamir köyü, tam 1700 Kırgız için yeni bir yurt oldu.Otuz sekiz yıl boyunca nüfusları arttı ve düzenlerini kurdular. Günümüzde ise toplam sayılarının 4000’nin üzerinde olduğunu söyleyebilirim.

Kültürleri
Kültürlerinin günümüzde halen konar-göçer olan Yörük Türkmenlerine benzediğini söylemek yanlış olmaz. Kırgızlar da onlar gibi hayvancılıkla geçimlerini sağladılar ve çadırlarda kaldılar. Toros Dağları’ndan daha yüksek olan Pamir Dağları’nı mesken tuttular. Fakat göç ettikleri Ulupamir köyünde yurtlarındaki gibi yaylalar olmadığı için yerleşik hayata geçtiler. Devletin 300’e yakın aileye koyun, at, inek gibi hayvanlar vermesi; alt katı hayvanların, üst katı ise insanların kullanması için iki katlı evler inşa etmesi, soydaşlarımıza sahip çıktığımızın, bana göre, en güzel örneklerindendir. Kırgızlar, tüm bu olanlara rağmen kültürlerini devam ettirmeyi başardılar.
Lehçeleri
Kırgızca, Türkçenin Kıpçak koluna bağlı, Kazakça ile bazı benzerlikler gösteren, Türkiye Türkleri için öğrenmenin zor olmadığını düşündüğüm bir lehçedir. Günümüzde Kiril alfabesi ile yazılır fakat ilerleyen yıllarda Latin alfabesine geçilmesi düşünülüyor. Bu sayede diğer devletlerle daha kolay iletişim kurulabilecek ve Türk dünyasında, bazı farklılıklar olsa da, aynı alfabe kullanılabilecek. Biz de Kırgızcayı çok rahat öğrenebileceğiz. Kırgız Türklerinden olan ve Türk milletinin en iyi yazarlarından biri olduğunu düşündüğüm Cengiz Aytmatov’un eserlerini, yazılan lehçeyle, yani Kırgızca ile okuyabileceğiz.

Ulupamir’deki Kırgızların Kırgızca Bilgisi
Ulupamir’de yaşayan insanları üç nesil şeklinde ayıracak olursam; birinci nesil, sizin de tahmin edeceğiniz gibi, Pamir’den göç edenler; ikinci ve üçüncü nesiller ise birinci nesildeki insanların çocukları ve torunlarıdır. Bu nesillerin Kırgızca bilgisini şu şekilde açıklayabilirim: Birinci nesil, Pamir’de doğup yetişmiş insanlardır.
Diğer yaş gruplarına göre daha iyi Kırgızca konuşurlar. En iyi Kırgızca konuşan, gelenek-göreneklerini en iyi bilen nesildir. İkinci nesil, Pamir’de doğmuş olan insanlardır. Buraya göçtüklerinde yaşları 5 ila 10 arasında olduğu için Pamir hakkında fazla bilgi sahibi değillerdir. Fakat bizim kullandığımız Türkçeyi hızlı öğrenip ve bizim kültürümüze alıştılar.Bu nesil Kırgızcayı bilir fakat pek iyi konuşamaz. Kırgız kültürünü ise ancak kendi babaları ve anneleri sayesinde öğrendiler. Bu nesli, Almanya’ya göç eden Türk gurbetçilerin oğullarına benzetmenin yanlış olmayacağını düşünüyorum. Üçüncü nesil ise Kırgızca bilgisi ve kültür bakımından diğer nesillere göre daha yetersizdir. Bu nesildeki Kırgızlar, Türkiye’de doğduğu için isimleri bile Türkiye Türkçesindeki isimlerdendir. Okul, üniversite, askeriye ve çalışma alanlarındaki insanlar Türkçe konuştukları için Kırgızcayı neredeyse unutmuşlardır ve çoğunlukla Türkiye Türkçesi ile iletişim kurmaktadırlar.
Güvenlikleri
1990’larda köylerine terör saldırıları başlayınca devlet tarafından korucu grupları oluşturuldu. Bu korucular da Kırgız erkeklerinden oluşur. Sadece Ulupamir’i değil komşu köyleri de korurlar.
Yazımın son kısmında, biraz kendi düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Kırgız Türkleri, bunca yıldır yaşadıkları Türkiye’ye her daim sadık oldular. Aynı şekilde, devletimiz de kardeşlerimize sahip çıktı. Bugünlerde Kırgız Türkleri’nin en büyük sıkıntısı, Kırgızca meselesidir diyebilirim. Özellikle birinci nesil, gelecek nesillerin de Kırgızcayı ve kendilerine ait gelenekleri öğrenmesini ve unutmamasını istemektedir. Bu sorunu çözmek amacı ile Kırgızistan’dan Kırgızca öğretmenleri ve Kırgız Türkologlar getirilebilir. Bu öğretmen desteğini, 1995’te kurulmuş olan ve Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bulunan Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nin karşılayabileceğini düşünüyorum.
Kaynakça:


Yorumlar