top of page

SINAVLARIN ERTELENMESİ NE KADAR DOĞRU?

Çevrimiçi eğitimlerimizi ve sınav çalışmalarımızı büyük bir gayretle sürdürdüğümüz bu zamanlarda MEB, sınavların 2. döneme ertelendiğini açıkladı. Peki, bu karar ne kadar doğru? Sınavlar ertelenmeseydi öğrenciler psikolojik ve akademik açıdan nasıl bir durumda olacaklardı? Bu yazımda bu soruları ve daha fazlasını ele alacağım.


Bu yanıtları daha doğru analiz edebilmek için, öncelikle gazetemizin yaptığı anket sonuçlarını incelemek ve cevapları öğrencilerin kendilerinden duymak gerekir. Anketin bize verdiği sonuçlara göre, cevaplayan öğrencilerin %94,8'i sınavların yapılacak olmasından memnun değildi ve %91,3'ü pandeminin eğitim hayatını olumsuz yönde etkilediğini söyledi.


Anketimize katılan öğrencilerin büyük bir çoğunluğu, çevrimiçi eğitimi daha sonra değineceğim birçok nedenden dolayı verimsiz bulduğunu ve derslerine düzenli bir şekilde çalışamadıklarını söylediler. Bu sonuçlara bakarak sınavların ertelenmesinin, öğrencilerin akademik açıdan kaybını olabildiğince azalttığı düşünülebilir. Fakat birikmiş pek çok konuya eklenecek yeni konuların olması, göz ardı edilmemesi gereken bir husustur.


Durumu sağlık açısından ele alacak olursak sınavların ertelenmesi gayet yerinde bir karardır. Daha etkili bir çözüm arıyorsak öğrencilerimizin %73’ünün muzdarip olduğu stres seviyesini azaltmaya yönelik faaliyetler daha doğrudur. Özellikle dönem başına tek sınav yapılmasının, öğrencileri ne kadar yükün altına koyduğu düşünülmelidir. Çünkü bu sınavlar tek şansımız olacak ve üniversite sınavındaki sonuçlarımızı etkileyecek. Düşünün, verimsiz bulduğu derslerden öğrendiği, zar zor yetiştirdiği konulardan sorumlu olan ve sağlığının büyük tehlike altında olduğunun farkında olan bir öğrenci tek şansı olan sınava ne kadar odaklanabilir? Burada öğrenciyi en çok zorlayacak psikolojik faktörün, sahip olduğumuz "tek" şans olduğu az çok belli. Çünkü karne notlarımız geleceğimizi etkiliyor. Bu konuda ne yapılabileceği ise tartışmalıdır.



Sınavlar yapılırken öncelikle çevrimiçi eğitimden öğrenebildiklerimize bakılmalıdır. Çoğu kişinin de belirttiği dikkat dağınıklığı, ev ortamının konforu, sosyal etkileşimin azlığı gibi odaklanmamızı zorlaştıran faktörlerin, derslerden aldığımız verimi ne kadar düşürebileceği tartışılmalıdır. Öğrencilerimizin çoğu, dikkat dağınıklığından ve konuları toparlayamamaktan şikayetçi olduklarını söylediler. Birçoğu dersteymiş gibi hissetmiyor. Bunların engellenemeyecek şeyler olduğu söylenebilir, doğrudur da, ama öğrencilerin insan olduğu ve bazı şeylerin bizim elimizde olmadığı da bir o kadar doğrudur.


Virüs konusuna değinmek gerekirse kendi arkadaşımın yaşadıklarını örnek olarak gösterebilirim. Arkadaşım, sınav tarihlerinin ilan edildiği günden bir-iki gün önce koronavirüse yakalanmıştı ve hastalığın ağırlığından derslerine giremiyordu. Bir-iki gün yataktan kalkamadığında bile kaçırdığı birçok konu oldu. Ne kadar telafi etmeye çalışsa da, ipin ucunu bir kez kaçırdığı için, girdiği hiçbir dersi anlayamamaya başladı. İyileştiği zaman bile büyük bir stresle konuları yetiştirmeye çalışıyordu ki bana eskisinden daha hasta gözükmüştü. Sınavların ertelendiğini duymak onu çok rahatlattı, yüzüne renk getirdi. Yine de hâlâ hasta olduğu günlerde kaçırdığı konuları telafi edemedi. Bunun ne kadar büyük bir kayıp olduğu aşikar. Koronavirüsten olmasa bile anksiyete gibi psikolojik sebeplerden dolayı böyle bir durumda olan birçok öğrencimiz varken sınavların ertelenmesinin psikolojik açıdan da iyi bir karar olduğu söylenebilir.


Gördüğünüz üzere, sınavların ertelenmesinin her öğrenciyi farklı etkileyebilecek pozitif ve negatif yanları var. Bizim yapabileceğimiz tek şey ise tüm dünyanın muzdarip olduğu bu pandemi sürecinde elimizden gelenin en iyisini yapmak ve birbirimize destek olmaktır. Sevgiyle sağlıkla ve birlikte kalın!


Yorumlar


Başa dön

bottom of page